ÖGK Haftalık Bülten (Sayı:17) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÖGK Haftalık Bülten (Sayı:17) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2014 Pazartesi

Bu kaçıncı münferit olay! Bu kaçıncı katliam!

36 yıl geçti...14yıl geçti...3 yıl geçti... Hala mı vicdanlarınıza değmiyor? Bu topraklarda bazı aylar vardır ki sıcak da olsa soğuk da içi ürperir  insanın bi'! Aralık araladı ya kapılarını sıralar şimdi devlet tek tek ölümlerini. Tek tek işaretler bedenlerimizi...Bazen kapıda bir tebeşir izisinizdir bazen de bir savaş uçağının lazerinin  izi. Ama hep işaretlisinizdir devletin gözünde. Oracıktan izler sizi hep. Hep oralarda bir yerlerde bahaneleri üretilir “münferit olayların”.Bu kaçıncı münferit olay! Bu kaçıncı katliam! Adım adım plandır bunlar. Adım adım işaretler devlet. Yoksa öyle kolay değil 36 saatte yüzlerce can... “Sükuneti” sağlamak uğruna birbirine düşen iki farklı grup der katliama devlet ama başka adı yoktur Maraş'ın, Maraş katliamdır! Askeri iradesini getirebilmek uğruna uygun ortam hazırlamıştır devlet kan kokan topraklar üzerinde, başka da açıklaması yoktur bunun. Unut der devlet! Anma, hatırlama, konuşma! Ve yasak eder katliamın 36.yılında insanların canlarını anmasını. Hayatına sükun içinde devam et, der devlet. Etmiyorsan da adına “ Hayata Dönüş Operasyonu” der. Önce kapatır seni tutsak eder çünkü sınırların dışındasındır. Yetmez! Çünkü bitmezsin, tükenmezsin, büyürsün! İzole eder! Ettirmezsin,direnirsin! Bedeninin son damlalarıyla direnirsin buna da! Sonra oturur devlet bir plan yapar hem de öyle böyle değil 1 yıl boyunca planlar! Hayata dön diye sekiz bin üç yüz otuz beş asker ve binlerce çevik kuvvet ve binlerce gardiyanla boğar seni devlet! Sırf sınırlarını bilmedin diye yapar bir de bunu. Hele ki sınırını bilmeyen bir kaçakçıysan, gözünü bile kırpmadan kıyar otuzdört canına. Yüzsüzce kaza oldu tazminatı neyse veririz der! Takipsizlik kararı çıkarır! İnsanlık neyse artık yok eder onu da. Gömer kanlı topraklarının altına. Failleri bellidir de bir türlü bulunamaz. Öylesine de olsa bulunamaz. Bütün bu adaletsizlikler koskoca bir çığlık oluyor! Hala mı duymuyor kulaklarınız?

IŞİD’E HAYIR DİYEN 150 KADIN İDAM EDİLDİ

Işid Irak’ın Felluce kentinden çok sayıda cinayet operasyonu gerçekleştirdi. Irak İnsan Hakları Bakanlığından yapılan açıklamada Saklaviyye Nahiyesi ile el-Cavlan Mahallesi'nde toplu mezarlara defnedilenler arasında IŞID militanlarıylaevlenmeyi kabul etmeyen 150 kadının olduğu belirtildi. Kentteki El-Hadra El-Muhammediyye Camisi'ni hapishaneye çeviren terör örgütü çok sayıda kadın ve erkeği burada tutsak ederken bazıları hamile bir çok kadına cihat nikahını dayattı. IŞID baskılarına boyun eğmeyen kadınlar Ebu Enes el-Libi adındaki militan tarafından idam edildi. Ayrıca IŞID örgütünün, Enbar vilayetine bağlı Hadise ilçesinin kuzeyindeki el-Vefa nahiyesi sakinlerinden yüzlerce kişiyiölümle tehdit ederek göçe zorladığı ve göç sırasında onlarca çocuğun öldüğü edinilen bilgiler arasında. ISIDinsanlık dışı yöntemlerini destekçileriyle sürdürmeye devam ediyor. Kadınlara şiddeti ,tecavüzü, 9 yaşında nikahı meşru gören vahşi ISID’ı ise kadınların güçlü direnişi durduruyor.Cihat nikahına karsı gelen 150 cesur kadının ,  göç yolunda öldürülen onca çocuğun ve daha nicelerinin hesabı yükselen kadın  devriminde soruluyor. IŞİD VAHSETİNE KADINLAR DİRENEREK CEVAP VERİYOR !"

Çarşı Davası

Söz, hep beraber haykırıldığında duyulur. Sesin en gür çıktığı, ülkenin en örgütlü alanlarından biri olan tribünlere gelen olağanüstü tepkiler de bundandır. Tribünleri yıldırmak, bölmek, zayıflatmak için neler yapılmadı ki? Sadece kadın ve çocuklara izin verilen “seyircisiz” maçlar, fahiş bilet fiyatları, Lig TV'nin kıstığı “Her yer Taksim, her yer direniş!” sloganları... En son da Passolig. Ama endüstriyel futbolu reddeden gerçek taraftar gücünü mücadeleden alır. Çarşı da bu taraftar gruplarının en sağlamlarındandır. Gezi Parkı'nda halkın yanında sokakta oldukları için darbeci olarak nitelendirilip suçlanmaları da bundandır.Tribünlerin asi çocukları 16 Aralık günü hakim karşısındaydı. Basının alınmadığı duruşma, “deplasman” ve “gol” göndermeleri ile tribün tadında geçerken, en küçük salonda görülmeye çalışılan dava, tepkiler üzerine daha büyük bir salona alındı. Geceyarısına dek süren davada, 35 sanıktan 25'i hakkında çıkartılan yurtdışına çıkış yasağı kaldırılırken, mahkeme davayı 2 Nisan'a erteledi. Duruşmaya, BJK yönetiminden veya oyunculardan kimse katılmadı.

İNSAN HAKLARINDA DÖNÜM NOKTASI

14 Aralık Operasyonu’na dair açıklama yapan Davutoğlu “İnsan haklarında bir dönüm noktası “değerlendirmesiniyaptı.14 Aralık günü Gülen Cemaati’ne yönelik yapılan operasyondan sonra Orta Afrika ülkesi Çad’ın başbakanı Kalzeube Payimi ile düzenlediği basın toplantısında konuşan Davutoğlu “Bu dava dört yıl önce masum insanların deliller üretilerek hapiste kalmaları ve onların ilettiği şikayetler üzerine yapılan çalışmanın sonucudur. Siyasi anlamda basın özgürlüğünü kısıtlayıcı veya basınla ilgili değildir” diye konuştu.  Yaptığı konuşmada ülkemizin insan hakları konusunda nasıl örnek davranışlar sergilediğini kanıtlayan Davutoğlu’nun özellikle basın özgürlüğünün teminatı olduğu anlaşıldı. “Gülen’le ilgili yargı gereğini yapacak “ sözleri ise ülkemizde yargının herkese aynı mesafede olduğu gerçeğini bir kez daha gözlerönüne sermiş oldu (!)

Doğum Kontrol Yöntemleri

Bu yöntemler genelde eski yöntemlere dayalı ve tıbbi olanaklarla geliştirilmiş, güncellenmiş yöntemlerdir. Doğum kontrol yönteminin başarılı olabilmesi için, kullanan kişinin yaşam biçimine ve kişiliğine uygun olmalıdır. Kadının yaşı, eğitimi, cinsel aktivite durumu, gelecekteki çocuk isteği ihtimali ve sosyal statüsü gibi etkenler rol oynamaktadır. 
-DOĞAL YÖNTEMLER-*Takvim Metodu: Herhangi bir ilaç veya alet kullanmaksızın matematiksel olarak yumurtlama dönemlerinin hsaplanmasıdır. Fertil günlerde cinsel ilişkiye girilmez.*Mukotermal metot: Vücut ısısının takibi ile doğurganlık günlerinin gözlenmesiyle gerçekleşir. * (Geri Çekilme): Bu yöntem temelde, erkeğin ilişki sırasında, ejakülasyon anında kendini geri çekmesi esasına dayanır.-BARİYER YÖNTEMLERİ-*Kondom: Lateksten yapılmış ince ve esnek bir kılıftır. Cinsel ilişki öncesi penise takılır böylece spermin rahme ulaşmasını engeller. * Diyafram: Vajinal diyafram bir halka üzerine geçirilmiş yumuşak bir kauçuktur. Rahim ağzını kap gibi örter. Spermleri öldürür ve gebeliği önler.  -KİMYASAL YÖNTEM-Spermisidler, spermleri öldüren kimyasallardır. Bu madde köpük, krem veya jel formunda bulunur. Cinsel ilişki öncesi vajinaya yerleştirilir ve spermler rahme ulaşmadan öldürülür.-HORMONAL KONTRASEPTİFLER-*Oral kontraseptifler: Doğum kontrol hapları olarak adlandırılır. Kadınların doğal hormon düzeylerini değiştirerek her ayyumurtalıklardan yumurta salınımını engeller. Spermin kolaylıkla rahim içine girmesini ve döllenmiş yumurtanın rahim içinde kalmasını zorlaştırır. Hapın her gün düzenli alınması gerekir. Östrojen ve progesteron hormonları salgılar.*Norplant: Kadının kolunun derisinin altına yerleştirilir. Kan dolaşımına sürekli hormon salgılar. Bu yöntem yaklaşık 5 yıl gebeliği önler.*Depo provera: Kadına enjeksiyon şeklinde sentetik progesteron hormonu verilir. Bu hormon yumurtalıklardan yumurta salınımını 3 ay engeller.-CERRAHİ YÖNTEMLER-Vazektomi: Erkeğin testisten penise spermleri getiren kanalların kesilmesidir. Geri döndürülebilmesi zordur.