22 Aralık 2014 Pazartesi

Çarşı Davası

Söz, hep beraber haykırıldığında duyulur. Sesin en gür çıktığı, ülkenin en örgütlü alanlarından biri olan tribünlere gelen olağanüstü tepkiler de bundandır. Tribünleri yıldırmak, bölmek, zayıflatmak için neler yapılmadı ki? Sadece kadın ve çocuklara izin verilen “seyircisiz” maçlar, fahiş bilet fiyatları, Lig TV'nin kıstığı “Her yer Taksim, her yer direniş!” sloganları... En son da Passolig. Ama endüstriyel futbolu reddeden gerçek taraftar gücünü mücadeleden alır. Çarşı da bu taraftar gruplarının en sağlamlarındandır. Gezi Parkı'nda halkın yanında sokakta oldukları için darbeci olarak nitelendirilip suçlanmaları da bundandır.Tribünlerin asi çocukları 16 Aralık günü hakim karşısındaydı. Basının alınmadığı duruşma, “deplasman” ve “gol” göndermeleri ile tribün tadında geçerken, en küçük salonda görülmeye çalışılan dava, tepkiler üzerine daha büyük bir salona alındı. Geceyarısına dek süren davada, 35 sanıktan 25'i hakkında çıkartılan yurtdışına çıkış yasağı kaldırılırken, mahkeme davayı 2 Nisan'a erteledi. Duruşmaya, BJK yönetiminden veya oyunculardan kimse katılmadı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder