Kobane direnişini en iyi bir Nazi subayının mektubundaki şu satırlar
anlatır: "Stalingrad'a ulaşmamıza 1 km var ama bir türlü bitmiyor..."
Bitmeyecek çünkü Kobane sokak sokak, ev ev savaşa hazırlanıyor. Kadın erkek,
genç yaşlı IŞİD'in zulmüne karşı direniyor. Bitmeyecek çünkü biz gözlerimizle
gördük, kulaklarımızla duyduk. Dokunduk devrimin yüreklerine. O yürekler bize
dedi ki "Savaşıyoruz ve savaşmaya da devam edeceğiz. Dünya birleşip
üzerimize gelse de asla geri adım atmayacağız."
İstanbul'dan Suruç'a, ardından Kobane'ye doğru
çıktığımız yolculuk bize en çok bunu öğretti. Eğer ki cephede başında kurşunla
hâlâ savaşan bir komutan varsa, eğer gözleri kör bir ana elleri havada hiç
susmadan "Biji YPG" sloganları atıyorsa, eğer çocukları sokaklar boyu
dizilmiş, büyükler gibi karşılıyorsa devrimi, eğer Kobane kuşatma altındayken
bile gülüşleri ile bize umut veriyorsa YPG-YPJ savaşçılarının, Kobane yenilmez
biliyoruz. Kobane umut olur ancak bize. Geri dönüşlerimizde buruk da olsak
devrime daha bir hasretle sarılmamızın nedeni olur.
Kobane'ye adım atınca, en önce o toprakların
özgür olabilmesi için şehit düşenleri hatırlayıp, onun ağırlıyla sarsılıyorsun.
Serkan Tosun'u, Şerwan'ı, Zin'i, Tolvin'i, nicesini anımsayıp saygını sevgini
katlıyorsun. "Şu ayağı yalınayak çocuk yaşıyorsa Serkan sayesindedir
belki" diyorsun. Öyle... Kobane'de devrim yaşıyorsa Onlar sayesinde.
Kobane'den çıkıp Suruç'a geri dönerken ise
şaşırmıyoruz bu devletin zulmüne. Polislerinin gaz bombasına, askerlerinin
tacizlerine, hakaretlerine... Yok "Burası bizi öldürmek isteyenlerin
ülkesi" demiyorum. Tam tersi burası bizim! Türk burjuva devletinin sadece
Kürdistan'da değil bu topraklarda da tek pozisyonu işgalciliktir, emperyalizmin
beşikçiliğini yapmaktır. Kadın bedeni üzerindeki politikaları da bu işgalciliğe
hizmet eder, eğitim politikaları da buna hizmet eder, savaş tezkereleri de buna
hizmet eder. Tek derdi varsa AKP hükümetinin o da direnen halklarladır.
Gelin siz de ses verin devrimin sesine.
Kobane'de iken hep sizi düşündüm. Gelemeyenleri... Kobane'ye gitmeli, o
silahları ile özgürlüklerini savunan güzelim kadınları, güzelim erkekleri
görmeli herkes. Devrime bir kez adım atınca Kobane oluyor çünkü her şey. Umut
oluyor yani. Derdimiz umudu korumak, umudu yaymak. Yalınayaklı çocuklar için
"jı bo ku zarok bıkın jiyan"*
*Çocuklar hayat bulsun diye-Marşa Rojava
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder