12 Mart 2015 Perşembe
8 Mart'a Sen De Gel !
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı. 26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın " Dünya Kadınlar Günü “ olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu.Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak belirlendi. Her yıl alanlarda olduğumuz, erkeğe-devlete, ataerkil toplum düzeninize öfkemizin dolayısıyla isyanımızın da doruklara ulaştığı günün tarihi bu aslında. 8 Mart’ın tarihinde de gördüğümüz gibi bugün de Rojava’da, Ukrayna’da, Hindistan’da, Türkiye ve Kürdistan’da olduğu üzere kadınlar emeğine, bedenine, kimliğine sahip çıkıp; fabrikalardan, okullara, sokaklardan mevzi başlarına kadar direniyorlar, kazanıyorlar, örgütleniyorlar, güçleniyorlar ve erkek egemen sisteme her direnişlerinde daha sert bir tokat atıyorlar. Bu direnişin ve kazanımın günümüzde en can alıcı ve görkemli örneği Rojava Kadın Devrimi. Kadınlar Rojava’da örgütlenerek, sokağa çıkarak, mevzi başlarında direnip özsavunmalarını gerçekleştirerek kendi devrimlerini gerçekleştirdiler. Hayatlarında erkeğe ait ne varsa söküp attılar ve kendi kadın dünyalarını kurdular. Ayrıca kadınlar erkek egemen sisteme karşı direnirken sadece kendileri için, tek bir yerde direnmezler. Dünyanın diğer ucundaki kadın yoldaşları için de, onların var olabilmesi için de direnirler, bir el uzatırlar diğer kadın yoldaşlarına ve uzatılan el diğer kadın yoldaşları tarafından hiç tereddütsüz sımsıkı ve bir daha hiç bırakmayacak şekilde tutulur. Rojava Kadın Devrimi’nden de buraya uzatılan el Kobane ve Özgecan eylemleriyle kadınların direnişiyle kendisini gösterdi. Kadınlar Rojava’dan Hindistan’a kendi bedenlerine, hayatlarına sahip çıkıyorlar ve erkek egemen sisteme “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” diyor. Rojava’dan ve dünyanın bir çok yerinden uzatılan ele el, sese ses olmak, isyanımızı büyütmek için 8 Mart’a sen de gel !
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder