Syriza’nın kör kapitalist çevrelerde büyük şaşkınlık yaratan
zaferinin ardından art arda aldığı kararlar, Yunanistan halkı için umut dolu
günler vadediyor. HDP ile aynı çizgide, benzer bir koalisyonun ürünü olan
Syriza, kapitalist düzendekinin aksine halkın devleti için değil, devletin
halkı için çalıştığı bir yapıya göz kırpmakta. Zaten sembolik de olsai ilk
yaptığı hamlelerden biri durumu özetler nitelikte: Parlamento binasının
çevresindeki demir parmaklıklar otoriter rejimi sembolize ettiği için söküldü.
Seçilmesinin hemen ardından kamu mallarının özelleştirilmesinin
vadeden Syriza, liman özelleştirmesini durdurdu bile. Pire Limanı ve Kamu
Enerji-Dağıtım Şirketi ADMHE’nin de bulunduğu, henüz özelleştirilmeleri
tamamlanmamış kamu kurumlarının özelleştirilmesinin iptal edilmesi ve daha önce
özelleştirilen kurumlarla ilgili anlaşmaların da incelenmesi karara bağlandı.
Eğitim ile ilgili de köklü değişiklilklere imza atan Syriza,
Lise 1 ve 2’nci sınıflarda yapılan toplu sınavları iptal etti. Böylece,
üniversiteye giriş tek sınava indirildi. Ne gerekçeyle olursa olsun okulla
ilişiği kesilenler için de üniversite affı geldi. Eğitimdeki süre kısıtlamasını
da kaldıran yeni hükümet, tüm üniversitelerin rektörlerini yeniden
değerlendirmek üzere görevden aldı. Eğitim müfredatının yenileneceğini ve
kitapların tümü yeniden yazılacağını duyuran Syriza, kitapların basımı
yetişmezse kitapları öğrencilere elektronik ortamdan sunacak.
Senelerdir iki ülke arasında ırkçı bir nefreti yükseltmek
için gündemleştirilmeye çalışılan Ege Denizi sorununa dair, parti başkanı
Çipras “Ege ne Yunanlıların ve de Türklerindir. Ege; balıklara aittir.”
açıklamasıyla ekolojistlerin de gönlünü çeldi.
Yanıbaşımızsa gördüğümüz gibi, umuda bir şans verince,yeni
doğan gün ışıl ışıl oluyor. Daha umutsuz denen, daha canhıraş örneğini
Kobani’nin efsanevi direnişinde de gördük. O zaman bir alıntıyla bitirmek
gerek:
“Bir yanımızda Şemmame, bir yanımızda Sirtaki, biz de Ankara
Havası oynamayalım mı?"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder