"MÖSYÖ KATİLLER BİZİ SAVAŞA DAVET ETMİŞ, DAVETLERİ KABULÜMÜZDÜR"
Özgecan Aslan, 20 yaşında genç, üniversiteli bir kadın. Her üniversiteli genç kadının yaptığı gibi ders çıkışı arkadaşlarıyla yemek yiyor ve evinin yolunu tutuyor. Ve yine her üniversiteli genç kadın gibi sokakta tacize, saldırıya uğrayacağı korkusuyla kendini savunmak için yanında biber gazı taşıyor. Kendince öz savunmasını yapabilmek için. Fakat bunlar Özgecan’ın sadece ve sadece bir kadın olduğu için katledilmesinin önüne geçmiyor, geçemiyor. Çünkü; bu ülkenin bakanları “ Tecavüze uğradıysa doğursun, gerekirse devlet bakar.” derken, “Anası ölsün, niye çocuk ölüyor?” derken hatta ve hatta dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “ Her kürtaj bir Uludere’dir.” açıklamasıyla yaptıkları katliamlarla bir kadının kendi bedeni üzerindeki söz söyleme hakkını bir tutan bir zihniyet, bir devlet sırtlarını sıvazlıyor bu katillerin, tecavüzcülerin, tacizcilerin.
Özgecan’ın haberinden sonra kadınlar, erkek egemenliğine karşı nefretle, kinle ve tabii ki isyanla kadınlar sokaklara döküldüler ! “Artık yeter “ dediler ve artık adalet istemeyerek, erkek adaletinize asla güvenmiyoruz diyerek, kendi adaletlerini kendilerini getireceklerini yani kadının kendi ‘öz savunma’sını dile getirdiler, bunu haykırdılar. Ve kadınlar sokakta sadece Özgecan’ın hesabını sormadılar, sadece Özgecan için buradayız demediler. Bu sistemin erkek adalet saraylarından çıkarken katledilen Hanime de oradaydı, sevgilisi tarafından defalarca şikayet etmesine rağmen katledilen yine adı Özge olan ve yine üniversiteli olan Özge Gündoğan’da oradaydı, tecavüz edilip katledilen Sarai Sierra da oradaydı. Kadınların isyanı artık boyut değiştirmişken; evet erkekler bu devletin, bu düzenin mahkemelerinden yasalarından korkmasınlar! Kadınların adaletinden KORKSUNLAR!
“Mösyö katiller bize savaşa davet etmiş, davetleri kabülümüzdür! "

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder