Her gün binlerce kadının katledildiği haberlerini alıyoruz. Öyle ki bu haberlerin çok görülmesinden kaynaklı olarak toplum artık kadın ölümlerine olağan olaylar gibi bakmakta ve her geçen gün katliamlar, ölümler, tacizler ve istismarlar artmaktadır.
Kadın cinayetlerinden bahsettiğimiz de toplumda son zamanlar da sık sık gördüğümüz/duyduğumuz trans kadın cinayetlerine de değinmek şart.
Dünya nezdinde her gün onlarca trans kadın nefret cinayetlerine kurban gidiyor. Bir çokları toplumsal dışlanılmışlıkla baş başa kalırken yine kalan çoğunluğun da elinden yaşama hakları alınıyor.Son olarak Kurtuluş son duraktaki evinde öldürülen trans kadın Çingene Gül haberi bu tespitimizi doğrular nitelikte.
Yine hatırlayacağımız üzere Çağla Joker (25) 22 Nisan 2014’te Beyoğlu’nda, Sevda Başar Antep'te 19 Şubat'ta sevgilisi tarafından öldürülmüştü.
Gün geçtikçe artan trans kadın cinayetlerinin sorumlusu devlettir. Sorumlular yakalansa bile devlet eliyle korunmaya alınıyor, ya da cezaları hafifletiliyor. Çoğu katilinse öldürme sebepleri normalleştirilerek, sebeplere bürünüyor.
Biz bu durumda biliyoruz ki asıl katil kadınları öldüren erk zihniyet ve bu zihniyeti koruyup, LGBT li bireylerin yaşam hakkını korumayan devlettir.
Politik olan trans cinayetlerini sarıp sarmalayan, kılıflara uydurmaya çalışan devlet zihniyetine karşı öfkemiz gün geçtikçe büyüyor. Sessiz kalmak, cinayetlere ortak olmaktır. Kadın için, insanlık için sende haykır!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder