Aşırı hassasiyet falan değil bu, diken üstünde bir yaşama zorluyor bu bencillik biz kadınları.
Her gün ev, iş, sokak,
kampüs, eğlence yeri, park,
boş depo, ormanlık alan fark
etmez, elinizin yetiştiği her yerde sistematik olarak tecavüze uğradığımız
bir dünyada, hiç kimse bunun “yaratıcı” bir yöntemini bulmuş olmakla övünemez. Kadının tecavüze uğrarken, durumu normalleştiren sorular sormasını mizah olarak
görmüyoruz biz. Sürekli bir güce tapınma ve övgüler düzme halet-i ruhiyesiyle
dallanıp budaklanan medyanın sonunda mağduriyetlerde
de “gülünç” haller tespit edeceği
günler gelecekti tabii ki. Tecavüz normalleştirilemez, şaka
malzemesi değildir bu. Kadınların
yüzyıllardır mücadele ettiği
bir saldırı yöntemidir. Bu karikatürün gözümüzde iktidar yalakası Salih
Memecan'ın bugün yayınlanan seviyesiz ve insanlık dışı madenci karikatüründen farkı yoktur.
Evet evet, kadınlar özelinde değil
tepkimiz, bu gün yayınlanan o ağlayan
madencilerin gözyaşlarının su
baskınının tahliyesini zorlaştırması
şaka'sı da bu vicdan
muhasebesinin bir ürünüdür. Bizim savaşımız;
kendi güvenli tepelerinden, aşağılarda ateşledikleri saldırıları, kavgaları rahat rahat izleyenlerledir.
Erkek egemen sistemin bu kez tecavüz aracılığıyla sunulan bu saldırısına nasıl ki yürekten tepki
gösteriyorsak, devletin güvenliklerini sağlamayarak
her gün katlettiği, sakat
veya mahsur bırakarak saldırdığı
işçilerle alay edilmesine de
aynı ölçüde tepkiliyiz. Öfkeliyiz, çünkü ne bir saldırganın zorla bacaklarımızı
ayırıp içimize girmeye çalışması,
ne de yerin yedi kat altında su baskını altında kalmak, hiç ama hiç komik değil. İktidarın
veya ataerkinin sesi ile konuşmak
kayıplara ve saldırılara gülebilir hale getiriyor demek ki insanları. Ne yazık!
Penguen
dergisinin çizeri ve yayın denetmeni, ayrıca bu sayıyı görüp de tepki
göstermeyen tüm çizerler özür dilemelidir. Çoktan tarafını belli etmiş olan
Salih Memecan ise bir daha kaleme dokunmamalı, kokuşmuş mizah
anlayışını
hiç kimse ile paylaşmamalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder