Bundan
33 yıl önce '80 darbesinin faşist anayasasıyla tanıştık YÖK ile. Yüksek
Öğretim Kurulu (YÖK) , yüksek öğretim kurumlarının öğretimini planlamak,
düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yüksek öğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim
ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, bu kurumların kanunda
belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını ve geliştirilmesinin
sağlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların uygun bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanı
yetiştirilmesini planlamak amacıyla kurulmuş bir devlet kurumudur. Onun için bu
güzide kurum üniversitelere afiş asılmasını yasaklar, ögb ile
öğrencilere korku salmaya çalışır, polis bazen okula girip yaramaz öğrencilerin
kulağını çekebilir der, hangi üniversitenin hangi araştırmayı yapacağına kendi
karar verir, kimin doktor ünvanını alacağına da kendi karar verir, araştırma
görevlisinin doktorası bittiği halde ataması gerçekleşmezse onu bir anda
kadrodan çıkarır, "kız" öğrencileri "kadın" öğrencilerden
çok sever ama en makbulu evde oturmalarıdır der vs vs.
Üniversite
öğrencileri de "Üniversiteler bizimdir bizimle özgürleşecek" der her
6 Kasım'da.Bu sene de öyle oldu Ankara'da, İstanbul'da, Samsun'da, İzmir'de ve
daha birçok ilde YÖK protestoları yapıldı. YÖK2ün cinsiyetçi, faşist, tek
tipçipolitikaları teşhir edildi. Ve yine bu protestolar kimi yerlerde
polisşiddetiyle, kimi yerlerde ögb terörüyle engellenmeye çalışıldı. Ne
yaparlarsa yapsınlar bizleri yıldıramayacaklar. Herkes için cinsiyetçi olmayan,
eşit,parasız, anadilde eğitim talebimizi haykırmamıza engel olamayacaklar.
Üzgünüz ama "Orta yol yok, yıkılacaksın YÖK."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder