ÖGK Haftalık Bülten (Sayı:2) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÖGK Haftalık Bülten (Sayı:2) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2014 Cuma

Yakup Kara'yı Aklayamazsınız!

Çekmeköy'de yaşayan Hasret'in mücadelesine aşinayız. Daha önceki sayısız şiddet eyleminin ardından, tornavidayla kendisini 43 yerinden yaralayan ve aldığı 120 günlük komik hapis cezası para cezasına çevrilen kocası Yakup Kara, evinin karşısında fırında SGK'lı çalışıyor, bu yüzden uzaklaştırma kararı bile işlemiyor. Hasret de mücadelesini dayanışmayla yürütüyor.
Kadın örgütlerinin çığlıkları ve medyanın baskısı üzerine, devlet lütfedip, Hasret'i sığınma evine çağırdı. Hasret “Düşünmek istiyorum” dedi. Çünkü gözüne sokulmayan hiçbir şeyi görmeyen bu devlet, onu da görmezden gelirken, tüm mahalleli seferber olup Hasret'in yanında olmuştu. 'Kapısında köpeğini bekçi eden'den 'elinde merdaneyle adamı bekleyen'e kadar herkes, tüm o süreçte Hasret'in yanındaydı. Hasret sığınağa gitmek istemiyor. Çünkü dört çocuğu, kuaför dükkânı ve onun yanında olan komşularıyla düzenini kurmuş.
Hasret “yaman” bir kadın olduğu için ona el uzatan bütün gruplarla çalışıyor ve inatla “Kadın cinayetlerinin yeni yüzü olamayacağım!” diyor. Hukuki mücadelesi de devam eden Hasret, yanında olan onlarca kadının verdiği dayanışma ile yoluna edecek. Kanaltürk'te yayınlanan Songül Karlı'nın 'Yeniden' programına çağrılıp orada övülüp, aklanıp paklanmaya çalışılsa da, Yakup Kara'nın bir cinayete teşebbüs ettiği bizim için gerçektir ve cezasını çekene dek kadın örgütlerinin soluğu ensesinden ayrılmayacaktır. 

Yetmez Ama Hayır

Adana’da Gezi ayaklanmasının 1. yıl dönümünde yaşanan polis saldırısının ardından çıkan olaylar nedeni ile aralarında ÖGK’lı Dilara Avcı’nın da olduğu 20 kişi hakkında dava açıldı.
Biber gazları ile, tazyikli sularla saldırmak yetmemiş olacak ki üstüne dava açılmasına dair Dilara’nın fikirlerini aldık. Açılan davayı “Devletin 2. Gezi korkusu” olarak yorumlayan Dilara elbette ki “ Mücadeleye devam” dedi.

Devlet, Erkeği Korumaktan Vazgeç!

Samsun Atakum Anadolu Lisesi 9. Sınıf öğrencisi 6 kız çocuğu servis şoförünün tacizine maruz kaldı. Ayrı ayrı zamanlarda, özellikle çocuklar serviste tek kaldıkları anlarda sözlü ve fiziksel olarak çocukları taciz eden Hakan Ekiz öğrencilerden birinin beyanı ile teşhir oldu. Konuşan öğrenciden cesaret bulan diğer kız çocukları da başlarına geleni okul idaresi ve öğretmenlerine bildirdi. Ailelerin şikâyeti üzerine mart ayından beri tutuklu yargılanmaya başlayan tacizci Hakan Ekiz için adli süreç hala devam ediyor. Fakat bizler bir kez daha gördük ki devlet erkeğikoruyor. Davanın başladığı günden bu yana mağdur kız çocuklarını değil tacizciyi koruyan, çocuklara suçlu muamelesi yapan, davayı ciddiye almayan hakim, polis ve adliye görevlileri bizleri şaşırtmadı. Tacizcinin daha önce de taciz vakalarıyla ilgili sabıkası bulunmasına rağmen ve bugün 6 kız çocuğunu sözlü ve fiziksel olarak defalarca taciz etmesine rağmen adeta devlet ve organları tarafından sütten çıkmış ak kaşık ilan edildi.
28 Ağustos günü Samsun Özgür Genç Kadın üyeleri davanın 3. duruşmasını takip etmek için adliyedeydi. Duruşmadan önce ÖGK adına basın açıklamasını okuyan Aydan Ezgi Şalcı, “Birazdan görülecek davanın hâkimine buradan bir kez daha sesleniyoruz. Tacizci Hakan Ekiz’i aklama ve ya korumak yerine yargılamayı deneyin! Çünkü bizler bu davanın peşini bırakmayacağız. Bu yıl Samsun’da tam 418 çocuk istismarı davası açıldı, görüldü ve kapandı. Azımsanmayacak kadar büyük bir bölümü erkeğin aklanmasıyla sona erdirildi. Devlet erkeği korumaktan vazgeçmedi. Bizler bu kervana dâhil olmayı reddediyoruz! Susmuyoruz, mücadelemiz sonuç verene kadar da susmayı düşünmüyoruz.” dedi.
Basın açıklamasının ardından mağdur kız öğrenciler ve aileler ile birlikte davayı takip etmek isteyen ÖGK’lı kadınlar polis engeline takıldı. Tacize uğrayan öğrencilerden birinin annesi ve ablası dahi eyleme katıldıkları gerekçesiyle adliyeye sokulmadı. Kadınlarının ve ailelerin kararlı duruşu ve diretmeler üzerine polis çareyi kadınları içeri almakta buldu. Dava sırasında polisin sık sık tacizine uğrayan kadınlar dava çıkışı slogan attıkları gerekçesi ile bu kez de darp edildi. Polis tacizine ve şiddetine “gülerek” cevap veren kadınlar “ERKEK ADALET DEĞİL GERÇEK ADALET” “TACİZCİDEN HESABI KADINLAR SORACAK” sloganlarıyla adliyeyi terk etti. Dava 22 Ekim 2014 tarihine ertelendi.

Bilimin de söyleyecekleri var!

Hepimizin savaştığı tecavüz suçuna karşı önlem amacıyla North Carolina Üniversitesi'nden dört erkek öğrenci, içine Rohypnol, GHB ve Ketamin benzeri, kişiyi uyuşturan, sersemleten, hareketlerinin kontrolünü yitirmesine sebep olarak belki de önceki gün ne olduğunu tam olarak hatırlayamamasına sebep olacak "date rape" ilaçlar (yani tecavüz hapı) karıştırılmış içeceklerle temas ettiğinde renk değiştiren bir oje geliştirdi. Hala çalışmaları süren ve destek bekleyen proje için çalışmalarına ortak tanıdıkları bir kadının tecrübe ettiği bu üzücü olaydan yola çıkarak başladıklarını belirten öğrencilere bilimi gerektiği gibi yorumlayıp toplumsal sorunlara pratik çözümler geliştirmeye uğraştıkları için teşekkür ediyoruz!

40 Êzidî Kürt Kadını Kendini Uçurumdan Attı

“Biz kadınlar akşamları dağın içlerinde nöbetleşe uyuyorduk. Erkekler de dağın girişinde nöbet tutuyorlardı. Ve biz kararlaştırmıştık. Eğer IŞİD oraya da gelirse ve onlarla çatışmak için mermi biterse tüm kadınlar el ele verip uçurumdan atlayacaktık. Bunu yapan kadınlarımız da oldu. Yaklaşık 40 kadın IŞİD eline düşmemek için el ele verip kendini uçurumdan attı. Eğer onurlu bir yaşamımız yoksa yaşamanın bizim için hiçbir anlamı yok.” (YPJ saflarına katılan Êzîdî Kürd kadınlar, Laleşîn ve Evîn kardeşlerin verdiği bilgiler)

Mücadelen, Mücadelemizdir

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi liderlerinden Halide Cerar'ın evi 20 Ağustos 2014 tarihinde gece yarısı basıldı. Ramallah'taki evine baskın düzenleyen İsrail askerleri, Cerrar'a 24 saat içinde Ramallah'tan Eriha'ya sürgüne gönderilme emrini verdi. Cerrar "Özel Gözetim Emri" gerekçesiyle İsrail askeri mahkemesinden alınan kararı protesto etti ve sonuna kadar mücadele edeceğini belirtti. FHKC lideri Cerrar sürgün emrini imzalamayı reddetti ve "Siz, işgalciler, Filistin halkımızı öldürüyorsunuz, toplu tutuklamalar yapıyorsunuz, evleri yıkıyorsunuz, insanları evlerinden kaçırıyorsunuz ve onları sürgün ediyorsunuz. Yurdumuzu terk etmesi gerekenler sizsiniz” dedi. Filistin kadın hareketinin de öncülerinden olan Cerrar, Ramallah'ta Yasama Meclis binası önünde çadır kurarak, karar geri alınana kadar orada kalacağını ve mücadelesine devam edeceğini söyledi.

Figen'in Vedası / Vedaya Zorlanması

Hepimiz olabilirdik, orta halli bir ailede doğmuş, farklı hissetmiş, belli etmiş, aşağılanmış, dışlanmış; böyle böyle büyümüş, memur olmuş, hala farklı, hala aşağılanmış, hala dışlanmış olabilirdik; karar verebilirdik, farklılığımızı benimseyip, kendimizin yanında olup, değişip dönüşebilir, ait olduğumuz kimliği bedenimizde, görüntümüzde arayabilirdik; bu yüzden memuriyetten atılıp kaldırımlarda güvencesiz çalışmak zorunda bırakılabilirdik, hala aşağılanma, hala taciz, zaten koruma adına hiçbir vasfı olmayan polisin bir de dayağı, küfrü, cezası ve gölgesi eksilmeyebilirdi üstümüzden. Hepimiz olabilirdik o denizin kıyısında, istemediğimiz bir yaşam ve hiç bilmediğimiz ölüm arasında. Yargıları batasıca toplum tarafından intihara zorlanan travesti kadın arkadaşımız Figen'in anısına saygıyla... 

Adet dönemlerimizde, tüketici kültürün kullan-at mantığına mahkum değiliz!

Ergenliğe girişimizden itibaren her ay düzenli olarak vücudumuzu terk edilen kan; nedense toplumumuzda utanılacak bir şeydir. Memleketimde bakkaldan ped alırsanız, bakkal hiç konuşmadan mutlaka pedi gazeteye sararak verir. Reglin ilk gününde yanınıza ped almamışsanız, bir arkadaşınızdan istersiniz; o da çantasının gizli bölmelerinden çıkardığı pedi avucunun içinde kimsenin görmeyeceği şekilde kapatarak uzatır size. Üzerine konuşulmaz, kimseye durum çaktırılmaz. Erkekler bile kadınlardan daha çok konuşabilirler kimi zaman bu konu üzerine, “Özel gününde herhalde, sinirli.” derler, aklı batasıcalar.
Her ay bu “çok ayıp” konu için “mecburen” bütçe ayırmamız gerekir. Bu denli doğal, kaçınılmaz düngü; koca bir pazar yaratır ve ömür boyu bizi bu pazara hapseder. Dahası kullanılan her ped ya da tampon birkaç saat içinde zaten çöpe gider, (biz “kullan-at” mantığına ne kadar karşı olsak da) doğada geri dönüştürülemeyenler yığınına eklenir.
Tampon ve ped sanayii 718 milyon dolarlık bir pazar yaratmış, geçtiğimiz ay İngiltere'de bu ürünler “lüks” kategorisinde ele alanarak %5 zam yapılmışken; daha güvenli, daha ucuz, daha sürdürülebilir alternatifler aramamız elbette kaçınılmaz. İşte gördüğümüz seçenekler:
Tampon için alternatif: Menstüral Kap. Aynı tampon gibi, vajina yoluna yeleştiriliyor. Tampon, yapısı gereği yaklaşık 4 saat orada durup akan kanı emiyor ve sonrasında atılıp yerine yenisinin yerleştirilmesi gerekiyor. Menstüral kap ise, esnek silikondan yapılmış küçük bir çanak. Tampon gibi vajina yoluna yerleştiriliyor ve çanağın içi akan kanla dolmaya başlıyor. Ancak; çanak dolduğunda (yaklaşık 12 saat sonra) çıkarıp atmanız gerekmiyor. İçindeki kanı boşaltıp, kabı temizleyip, tekrar tekrar kullanabilirsiniz.
Ped için alternatif: Kumaş Kadın Pedi. Şekli bildiğimiz pedlere benzeyen ama bambu kumaş v.b. organik, sağlıklı malzemeden yapılmış olan bu pedler, iç çamaşırınıza yapışkan kanatlar yerine çıtçıtlı kanatlarla sabitleniyor. Aynen normalde bildiğimiz pedler gibi kullanılıyor, ancak onlar gibi tek kullanımlık değil, 20-25 yıllık ömürleri var. Kirli kumaş kadın pedlerini kapalı bir kapta biriktirip, yıkama öncesi 1 saat limon suyu damlattığınız soğuk suda bekletmeniz, ardından 1-2 yemek kaşığı deterjanla yumuşatıcı kullanmadan yıkamanız ve güneşte kurutmanız yeterli.
Doğayla dost bu ürünlere internetten ulaşmak mümkün. Markette kolayca bulduğumuz tampon ve pedlerle kıyaslandığında, il bakışta fiyatları yüksek gibi görünebilir. Ancak ürünün kullanım süresi de hesaba katıldığında kesinlikle çok daha ucuz bir seçenek.
Hayata doğayı da hesaba katarak devam edebilmek üzere sevgili kadınlar...

Özgür Genç Kadın Haftalık Bülten (Sayı:2)

Bültendeki yazıları okumak için tıklayın.