(Sayı :19) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
(Sayı :19) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2015 Pazartesi

EMPERYALİSTLERE TARİHTEN BUGÜNE TEK CEVAP

 

İzmir’in işgali sırasında, emperyalistlerin halkları çekmeye çalıştıkları savaş bataklığına karşı 200 sosyalist Yunan askerinden “Ben kardeşime kurşun sıkmam!” sesi yükseldi. Anadolu’nun işgaline ve emperyalist paylaşıma karşı çıkarak savaşmak istemeyen 200 asker, Yunan yetkililer tarafından İnciraltı Sahili'nde kurşuna dizildi 1921 Ocak ayının ilk gününde gerçekleşen katliam 94. yılında sosyalistlerin kurşuna dizildiği İnciraltı Sahili'nde barış şiirleriyle anılacak.
Şair Tuğrul Keskin’in yeni şiir kitabı Zito i Epanastasis’te (Yaşasın İsyan) tekrar gündeme gelen Yunan askerleri, Yunan Genelkurmay Başkanlığı arşivlerinde vatan haini olarak kaydedilmişlerdir. Tarihten bugüne emperyalistlere verilecek cevabımızın tek olduğunu hatırlatan sosyalistler için ilk kez düzenlenecek anmada, Ege Denizi'ne karanfiller bırakılacak ve işgal yıllarında olduğu gibi bugün de emperyalistlere inat "Savaşa Hayır!" sesi yükselecek.

ADET GEÇİKMESİ NEDİR?

Adet gecikmesi, adet kanamasının beklenen tarihinde olmaması durumudur. Adet gecikmeleri tıbbi literatürde "amenore" olarak geçer.
Halk arasında da adet görememe veya adet olamama gibi terimlerle ifade edilir.

Kadının adet dönemi nasıl adlandırılır?
Tıbbi terminolojide kadınlarda adet yerine regl, mens, menses, siklus, periyod gibi terimler kullanılır. Halk arasında ise adetler ay hali, renkli olmak gibi terimlerle anılmaktadır. Söylemekte fayda vardır ki; adet gecikmesi yaşayan normal üreme çağındaki bir hastanın ilk yapması gereken şey "gebelik testi"dir. Gebelik durumu olmadığı tespit edildikten sonra adet gecikmesine neden olan durumla ilgili ayrıntılı muayene ve laboratuar tetkiklerine geçilir. 

Adet gecikmelerinde yapılan ultrasonlarda, rahimin duruş pozisyonu ile adet kanamasını sağlayan rahim iç zarının kalınlığı ölçülerek tespit edilir. Daha sonra laboratuar analizi ile çeşitli salgı bezlerinden salgılanan hormon düzeyleri tespit edilir. Herhangi bir hormon bozukluğu saptanmışsa ona yönelik tedavi düzenlenir.
Çoğu durumda adet gecikmesine neden olan bariz bir hastalık yoktur. Böyle durumlarda da kadının adet görmesini sağlayacak ve kendisi için gerekli hormon desteğini sağlayan ilaçları kullanması önerilmektedir.

ANTALYA'DA SEDİR KATLİAMI

Antalya’nın Hisarçandır ve Çakırlar bölgesinde hâlihazırda faaliyette olan 4 mermer ocağına bir yenisini eklemek için 800 yıllık sedir ağaçlarının kesildiği ortaya çıktı. Bir doğa yürüyüşü grubu tarafından fark edilen bu katliam, Hisarçandır’ın Ekizce yaylasında gerçekleşti. Antalya’da yapılacak olan Expo 2016 fuarının sembolü seçilen şakayık bitkisinin doğal yaşam ve yayılma alanı da olan bu bölgedeki katliamın durdurulması için çevreciler, 4 Ocak Pazar gününe eylem çağrısında bulundu. Yaşları 600-800 arasında değişen sedirlerin telafisi ise artık mümkün değil. Roma İmparatorluğu’nu gören sedirler, çevre düşmanı AKP’nin aç gözlü saldırılarına yenik düştü.

LİTERATÜRÜMÜZDE YENİ BİR KAVRAM VAR ARTIK : "ANNELİK KARİYERİ!"

Kadının, güzel ülkemiz 'muassır medeniyetler seviyesi'ne yükselirken değiştiği yahut değiştirildiği söylenen 'konumu', kimilerine daha 'asri' ve 'kibar' yollardan erkliği büyütme, ilerletme pervasızlığı veriyor. Öyle ki Müezzinoğlu 'annelik kariyeri' gibi ne idüğü belirsiz bir tamlamayı kullanırken pek rahat! İslami gericiliğin, cinsiyetçi söylem ve politikanın, kadın düşmanlığının en 'modern' yöntemlerini hızla keşfeden ve uygulayan türünün son örneği devlet erkanları, oldukları yerde türemekte geç kalmıyorlar. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 2015 yılının ilk bebeği Meryem Azra’yı ziyareti sırasında kadınların annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almaması gerektiğini söyledi. Müezzinoğlu, bu sırada annelere de ‘tavsiye’de bulunmaktan geri durmayarak, “Anneler, dünyada bir başkasının sahip olamayacağı annelik kariyerine sahip oluyorlar. Annelerin, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir.” diye konuştu.

ALGAN ZAFİR

Kobane'de IŞİD çetelerine karşı verilen mücadelede, 31 Aralık 2014 günü öğrendiğimiz, yoldaşımız Oğuz Saruhan'ın -partisinin ona verdiği adla Algan Zafir'in- şehit haberi yüreklerimize bir ok gibi saplandı. Ölümü erken tadanlardandı o. 1 ay öncesine kadar çalışma yürüten, her türlü parti faaleyetine aktif bir şekilde, bütün gücüyle katılan bir yoldaşımızdı. O, bütün hayatını partisiyle özdeşleştirmiş; 14 yaşından beri inşaatlarda, sokaklarda, barikatlarda emekçiliğiyle simgeleşerek, kendisini partisine adamıştı. Tıpkı Serkanlar, Paramazlar, Saryalar, Arinler gibi yüreği kabına sığmayan, yaptığı her işi büyük bir özveri ve özenle yapan biriydi Oğuz yoldaş. Hayattan çok bir beklentisi yoktu onun. Devrim ateşinin olağanca sıcaklığıyla çalışıyordu bulunduğu her alanda. Batıkent'te, Konur'da, Yüksel'de, sokak sokak Ankara'nın her semtinde ayak izleri vardır Oğuz yoldaşın. Hüseyin Demircioğlu kararlılığında "ilk ben olmalıyım" diyenlerdendi o. Bizler, bir kez daha haykırıyoruz; uğruna mücadele ettiğiniz topraklar özgürleşene kadar mücadeleniz mücadelemizdir yoldaş!

DİRENEN KADINLARIN YILI

Bir yılı daha geride bırakırken 2014 yılında doğa, yaşam ve
emek direnişlerindeki kararlılıklarıyla simgeleşen kadınlar, işgal eylemleriyle AKP’nin savaş ve yağma politikalarına karşı durdu. Kadına yönelik katliam haline gelen kadın cinayetlerine karşı mücadeleyi yükselten, tüm zorluklara rağmen direnen kadınlar, şiddete ve cinsel obje olmaya karşı kadın dayanışması pratikleri yarattılar.


8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde düzenlenen geleneksel gece yürüyüşünde binlerce kadın, uzun zamandır polisin yürütmediği İstiklâl Caddesi boyunca yürüdü.


12 Mart’ta, Berkin’in annesi için Harbiye’de toplananlara polisin saldırması üzerine İstiklâl Caddesi ve Harbiye’de çatışmalar gece boyunca sürdü. İstiklâl Caddesi üzerinde bekleyen bir grup direnişçinin hiç beklemediği bir tepki aldı. 


75 yaşındaki Kıymet Teyze yerel seçimlerin ertesi günü olan 31 Mart’ta Edirne’de parkın yıkımını engellemek için sandalyesiyle önüne oturduğu kepçeyle simgeleşti.

22 Aralıkt 2013'te Kadıköy’de gerçekleşen mitinge katılan Elif Çermik, polisin gaz bombalı saldırısı nedeniyle kalp krizi geçirdi.159 gün boyunca yaşam savaşı veren Çermik , 30 Mayıs’ta hayatını kaybetti.



Feminist örgütlerden, kadın örgütlerinden, LGBTİ örgütlerinden, siyasi partilerden, demokratik kitle örgütlerinden, emek ve meslek örgütlerinden yaklaşık 50 kadın, kadın cinayetlerine karşı 10 Temmuz’da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü’nü işgal etti. 

Deniz Fırat, IŞİD’in Mahmur Mülteci Kampı'na yönelik saldırılarını görüntülerken 8 Ağustos’ta vücuduna isabet eden şarapnel parçaları nedeniyle hayatını kaybetti. 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Ford Otomotiv'in şiddet gören kadınlara hizmet vermek üzere bakanlığa bağışladığı 135 aracın devir teslim töreni için Gölcük’teydi. Uzun süredir şiddetle mücadele eden Kocaeli Kadın Platformu’ndan kadınlar, 11 Eylül’de devir teslim törenine giderek Ayşenur İslam’ı ve AKP’nin kadın düşmanı ikiyüzlü politikalarını protesto etti ve 7 kadın gözaltına alındı.

Kocası tarafından 47 yerinden tornavida saplanarak öldürülmek istenen Hasret Kara, artan kadın cinayetlerine yönelik mücadelenin simgelerinden biri oldu. Kadın cinayetlerinin kadınlara yönelik bir katliama dönüşmesine karşı kurulan Kadın Cinayetlerine Karşı Önlem Grubu, Yakup Kara’yı Kanaltürk’teki programına çıkaran Songül Karlı’nın programına çıkma isteyince özel güvenlik tarafından darp edildi. 



AKP’nin gerici eğitim politikalarının bir sonucu olan başörtüsünün ortaokullarda serbest hale getirilmesiyle harekete geçen kadınlar, 2 Ekim’de İstanbul’da bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü işgal etti.

6-7-8 Ekim’de IŞİD’in Kobane’ye yönelik saldırılarının artmasının ardından, şehir içinde yayılan savaşın 3. Haftasında YPJ savaşçısı Arin Mirkan gerçekleştirdiği feda eylemiyle Kobane direnişinin sembolü oldu.

Gözaltındaki kayıp eşleri çocukları ve yakınları için 27 Mayıs 1995’te başlattıkları nöbetlerinin 500. Haftasında binler Cumartesi Anneleri’ni yalnız bırakmadı. 

IŞİD çetelerine karşı Kobane’de direnenlere destek için 6 Kasım’da bir grupla birlikte sınırı geçmek isteyen Kader Ortakaya TSK’nın sınırda nöbet tutan halka saldırısı sırasında kullandığı gerçek mermilerin hedefi olarak yaşamını yitirdi. 


Tuğçe 14 Kasım 2014 akşamı arkadaşlarıyla yemek yerken duyduğu bir ses üzerine dışarı çıktı ve 2 kadının 3 erkek tarafından tacize uğradığını görüp onları ayırdı ve arkadaşlarının yanına döndü. Yemek çıkışı onu bekleyen tacizcilerin saldırısına uğrayan ve beyin kanaması geçiren Tuğçe, 11 gün komada kaldıktan sonra, 26 Kasım’da beyin ölümü gerçekleşti. 27 Kasımda ailesinin isteği üzerine hayata gözlerini yumdu.




MLKP savaşçısı Sibel Bulut IŞİD çetelerinin saldırdığı Kobane’nin güney cephesinde hayatını kaybetti. 

Gazi Üniversitesinde bir kadının gerici faşistlerin saldırısına uğramasının ardından üniversiteli kadınlar,saldırıyı protesto etmek için 25 Aralık’ta bir basın açıklaması yaptı. Polisin işbirliğinde kadınlara tekrar saldıran faşist gruba karşı, kadınların direnişi yılın son günlerinde özgürlük mücadelemize umut ışığı oldu.



PARDON KİMİN BAKANIYDI BU KADIN / AYŞENUR İSLAM'LA İMTİHANIMIZ

Ensar Vakfı Ankara Şubesi'nde, "Ensar Buluşmaları" gerçekleşmiş ve hala neyin, kimin bakanı olduğu meçhul olan -ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olduğu iddia edilmekte- Ayşenur İslam da katılmış bu buluşmaya. Bu yılın sonunda yayınlanan istatistiklere göre 294 kadının erkek eliyle katledildiği aşikarken, Ayşenur İslam sayının 170 olduğunu iddia etmekte. Bununla da kalmayan pek sayın (!) Ayşenur İslam, Almanya ve Türkiye'deki kadın cinayetlerini karşılaştırmış; Almanya'da daha fazla kadının katledildiğine kanaat getirmiş ve “Almanya’daki durumu hiç duymuyoruz ama Türkiye’dekini sağır sultan bile duyuyor.” diyerek kadın cinayetlerinin gündemleştirilmesine olan tepkisini dile getirmiş. Kadın katliamlarına çözüm olarak da erkeklerin eğitilmesi gerektiğini önermiş pek sayın (!) İslam. Varsın o böyle konuşadursun da... Sahi, kimin bakanıydı bu kadın?

BAKILMAKTAN HOŞLANMAYAN KADINLAR

Aile ve Sosyal Politika Bakanlığı'nın Kadın Statüsü Genel
Müdürlüğü koordinatörlüğü'nde, 'Kadına Şiddet İzlem Komisyonu' bir araya geldi. Erkek egemen sistemin erkek aklıyla yaptıkları, kadınların insanî şartlarda yaşamasının zerre kadar düşünülmediği bu toplantıda konuşulanları değerlendirmeye gerek bile yok. Kadını "aile"ye, bulunduğu yeri de "sosyal politika"ya sığdırmaya çalışan bu zihniyetin zaten kadınlar için güzel bir iş çıkarmasını beklemek boş bir iyi niyetten öteye de geçmeyecektir. Kadının işine, evine, kaç çocuk doğurduğuna, kaç çocuk daha doğurması gerektiğine hatta
ve hatta nasıl sevişeceğine kadar karışan; mahkemelerinde tacizcilerimizi, tecavüzcülerimizi, katillerimizi aklayan bu devlet bizler için toplanmasın daha iyi. Biz kadınlar kendi yolumuzu bulur, kendi adaletimizi uygularız! Ve zannetmesinler ki bizim adaletimiz "hanım hanımcık " olacak. Kokuşmuş düzenleriyle birlikte onları da gömeceğiz yerin yedi kat altına. Ki bir daha çıkamasınlar, bir daha konuşamasınlar, bir daha nefes alamasınlar. Biz kadınlara yaptıklarının tek tek hesabını soracağız! Unutmayacağız ve affetmeyeceğiz!