13 Mart 2015 Cuma

KATİLLERDEN HESABI KADINLAR SORACAK!

Her akşam haber bültenlerinde izlemeye alıştırılmaya çalışıldığımız, artık neredeyse kanıksadığımız, egemenlerin abartıldığını iddia ettiği ancak önümüzde koca bir gerçeklik olarak duran kadın cinayetlerine her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Erkek şiddetinin tırmanmasına seyirci kalındığı her gün yeni ölümlerle karşılaşıyoruz. Resmi kaynaklara göre, 2014 yılında 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü. 142 kadın tecavüze, 133 kadın ise cinsel tacize uğradı. Tabi bunlar sadece resmi kaynaklara geçen rakamlar. Biz biliyoruz ki bu gün bu ülkede her 2 kadından 1’i kocası, eski kocası, sevgilisi ya da sokaktan geçen herhangi bir erkek tarafından öldürülüyor, tacize ve tecavüze uğruyor. Kadın katillerine haksız tahrik indirimleri uygulanarak devlet eliyle cinayetler meşrulaştırılırken, aralarında devlet görevlilerinin de bulunduğu toplu tecavüz davalarında ise kadının da rızası olduğu gerekçesiyle tecavüzcüler çok rahat bir şekilde serbest bırakılabiliyor. Kadınların katledilmesine birçoğunun gerekçesi ise ”kadının ayrılmak/boşanmak istemesi” ya da “kıskançlıklarından” yahut “kadınların kendi hayatları hakkında karar almak istemesi” sebepleri yüzünden kadınları öldürdüklerini anlatıyor erkekler ve bu şekilde olay medya eliyle “sevdiği için! “yapmış şeklinde yansıtılarak cinayetler sıradanlaştırılırken, birçoğu olayı hatırlamadığını iddia ederek haksız tahrik indirimlerinden yararlanmaya çalışıyor.
“2014 yılında 294 kadın katledildi.” demiştik. Bu kadınlardan 92’si 14- 25 yaş grubunu oluşturuyor. Ve yine katledilen genç kadınların hepsi tanıdığı, en yakındaki erkekler tarafından katledildi. AKP’nin çocuk gelin yetiştirme politikalarından biri olan 4+4+4 ile birlikte çocuk yaşta evlendirilme %200 arttı. 14 yaşındaki Cansu’ yu hatırlayın! 40 yaşındaki bir adama satılmıştı. Gerdek gecesinde geçirdiği iç kanamayla birlikte hayatını kaybetmişti. 20 yaşındaki Ceylan’ı hatırlayın! Ayrılmak istediği sevgilisi tarafından kurşunlanarak öldürülmüştü. 21 yaşındaki Buse’yi hatırlayın ! Tacizcisine kafa tuttuğu için kendi evinde boğularak öldürülmüştü. 20 yaşındaki Özgecan’ı hatırlayın! Yine tecavüzcüsüne direndiği için bir kere, iki kere değil! Tam üç kez öldürüldü! Yine Samsun’un İlkadım Sahili Tütün İskelesin’de, ayrılmak istediği sevgilisi Mecit Özbaran tarafından 4 defa bıçaklanıp boğazı kesilen ve ağır yaralı olarak bulunan S.Ö bu kadınlardan sadece biri. Devlet-yargı-medya eliyle meşrulaştırılan kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüzlerin ve kadın cinayetlerinin münferit birer vakalar olmadığını, kadın cinayetlerinin politik olduğunu, erkek egemen zihniyetin bir ürünü olduğunu biliyoruz.
Biz kadınlar; taciz ve tecavüz davalarında kadının beyanının esas alınmasını ve soruşturma sürecinin başlatılmasını istiyoruz. Şiddete uğrayan ve her an ölüm tehdidi altında bulunan kadınların korunmaları için kadın sığınma evlerinin sayısının arttırılmasını, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek sağlanmasını istiyoruz. Kadına yönelik şiddet davalarında sorumluların yargılanmasını ve cezaların caydırıcı olmasını istiyoruz. Cinsel yönelimlerinden kaynaklı her an şiddete ve nefret cinayetlerine maruz kalan LGBTİ’ lere yönelik yasal düzenlemelerin yapılması ve nefret cinayetlerinde katillere indirim değil ağır ceza almasını istiyoruz. Bedeni üzerindeki tek söz sahibinin kadınların kendisi olduğunun kabul edilmesini istiyoruz. Taciz, tecavüz ve kadına yönelik şiddet davalarına kadın örgütlerinin müdahil olmasının yasallaşmasını istiyoruz.
Bizler evde sokakta işyerinde her an ölüm tehdidi altında yaşamak istemiyoruz. Erkek-devlet şiddetine, kadın düşmanı politikalara ve cinsiyetçi uygulamalara karşı susmuyoruz. Katledilen kız kardeşlerimizin ardından acımız değil, öfkemiz büyüyor. İsyanı bürünüp “Katillerden hesabı kadınlar soracak!” şiarı ile alanlara çıkıyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder