13 Ocak 2015 Salı

2.5 KAT DAHA FAZLA KATLİAM

Kadına yönelik şiddetin önlenebilmesi için 2012 yılında yürürlüğe giren yasa da kadını koruyamadı. Yasaya sığınarak koruma isteyen kadın evine gönderilince; şiddet 2.5 kat artarak devam etti. 2011’de 121 olan kadın cinayeti sayısı 2014’te 294’ü buldu.


Kağıt üstünde kalan yasa hayata katiyen geçemedi. Keza korunmaya çalışan kadınların ortak cümlesi de ‘Koruma kararı kâğıtta kalıyor’ oldu. Ölen kadınların çantalarından koruma kararları çıktığı zaten malumumuz. Konunun muhattabı olan polisler yasayı uygulamaya ayak diriyor. Polisin kadını eve göndermeye yönelik geleneksel anlayış sürüyor. Hatta o kadar ki yakında kendilerini barıştırma/kavuşturma kurumu ilân edecekler!


Kadınlar şiddet gördüklerinde polise gittiklerinde ‘Ben yetkili değilim. Savcılığa veya Aile Mahkemesi’ne git.’ yanıtı alıyorlar. Daha vahimi başvuru arttıkça polisin tepkisi bıkkınlık ve başından savma şeklinde oluyor. ‘Ölsen de kurtulsak’ ifadesi kullanan polisler var. Mesela ‘Ölsen de kurtulsak’ dedikleri Ferdane Çöl İzmir’de öldürüldü. Mesela Gebze’de Mehtap Bülbül boşanmaya çalışırken kocası tarafından kaçırılıp, uzunca süre alıkoyulmuştu. Ailesi karakolda ‘Telefon sinyallerinden bulamaz mısınız?’ deyince polis, ‘Siz çok Arka Sokaklar dizisi izliyorsunuz.’ gibi gayri ciddi cevaplar verebiliyor. Hayatta olan, koruma altındaki bir kadına ‘A4 kâğıdımızı bitiriyorsun, çok geliyorsun.’ diyorlar yine aynı sistemin ürünleri. Çünkü meşru görüyorlar yahut kadının boşanmaktansa eve, 'koca yanına' dönmesine aracı oluyorlar. Ne de olsa kocası döver de sever de! Bu zihniyet ile şiddetin 2.5 katına çıkmasına şaşmamak gerek!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder