5 Eylül 2014 Cuma

Hymen (Kızlık Zarı)

Bir çok kadının tabusu, yırtılmasından korkutulduğu; yırtıldığı zaman kadına şiddeti hatta kadının katlini meşrulaştıran, toplumun kadın ve “kız” ayrımını yapmasını sağlayan bir organ bile olmayan “Hymen” yani halk dilinde “kızlık zarı”.

Bilime göre nedir bu Hymen? Ne iş yapar, neye yarar, hangi canlılarda vardır? Kadınlarda vajinal açıklığı çevreleyen veya kısmen kaplayan zarımsı bir doku. Genellikle 2-3 cm kadar içeride ve 2-3 mm kalınlığındadır. Oldukça çeşitli şekiller alabilen bu doku, genellikle hilal şeklindedir ve kılcal damarlarla çevrilidir.
Hymen adı Eski Yunan'daki evlilik ve düğün tanrısı Hymenaeus'tan gelir. Hymen, isminden dolayı zar gibi düşünülse de, aslında bir zar değildir. Gebeliğin 7. ile 12. haftaları arasında embriyoda dış cinsiyetin gelişmesi gözlenir. Bu sırada embriyodaki genital duvarlar birleşip yapışarak erkeklerde testis torbasını oluştururken, dişilerde bu duvarlar ayrılarak küçük (labia minora) ve büyük (labia majora) dış dudakları oluştururlar. Ayrılma sonucunda ortada kalan zarımsı doku Hymen adı verilen yapıları oluşturur.
Hymen’in vücudumuzda yer alma sebebi, bebeklik döneminden tuvalet eğitimine kadar kadında vajinayı dışkıdan korumaktır. Tuvalet eğitimi olduktan sonra bu zar işlevini yitirir. Her 1000 kadından 1'i hymen olmadan doğmaktadır. Yapılan araştırmalara göre kadınların yarıya yakınında ilk cinsel ilişki sırasında kanama olmaz. Hymen de bütün vücut gibi esneyebilir, ilk cinsel birleşmeyi yaşayacak kadın ne kadar gerilirse Hymen de o kadar gerilir ve penisin içeriye girmesi zorlaşır, bu durumda acı, ağrı ve kanama meydana gelir.
Hymen'e sadece insanlarda rastlanmaz. Dr. Morris'in yaptığı çalışmalar listeyi daha da genişletmektedir. Buna göre; atlarda, balinalarda, köstebeklerde, köstebek farelerinde, sırtlanlarda ve daha birçok memelide Hymen bulunmaktadır. Ancak bu hayvanların neredeyse hiçbirinde zar yetişinkinliğe kadar kalmamakta, zaman içerisinde yok olmaktadır.

İnsanda bu zarın cinsel ilişki ile yırtılabildiğinin farkına varan erkek egemen sistem, bunu bir namus meselesi haline getirmiştir. İlişkiden sonra “kız”dan “kadın” olunduğunu ancak erk zihniyet söyler, ve nedense bu sırada erkekte ikinci bir cinsiyet yaratmaz. Erkek, “tecrübe” adı altında genelevlere götürülürken, bir kadın evlendiğinde kaynananın kapıda kanlı çarşaf beklemesi normalleştirilir.


Sonuç olarak Hymen, biyolojik olarak kadının tuvalet eğitimini aldıktan sonra hiçbir anlam ifade etmez. Bizler kadını bir zara göre isimlendiren erkek egemen sisteme karşı olarak inatla “KIZ DEĞİL KADIN!” diyoruz ve diyeceğiz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder