Bir
çok kadının tabusu, yırtılmasından korkutulduğu; yırtıldığı
zaman kadına şiddeti hatta kadının katlini meşrulaştıran,
toplumun kadın ve “kız” ayrımını yapmasını sağlayan bir
organ bile olmayan “Hymen” yani halk dilinde “kızlık zarı”.
Bilime göre nedir bu Hymen? Ne iş yapar, neye yarar, hangi canlılarda vardır? Kadınlarda vajinal açıklığı çevreleyen veya kısmen kaplayan zarımsı bir doku. Genellikle 2-3 cm kadar içeride ve 2-3 mm kalınlığındadır. Oldukça çeşitli şekiller alabilen bu doku, genellikle hilal şeklindedir ve kılcal damarlarla çevrilidir.
Hymen
adı Eski Yunan'daki evlilik ve düğün tanrısı Hymenaeus'tan
gelir. Hymen, isminden dolayı zar gibi düşünülse de, aslında
bir zar değildir. Gebeliğin 7. ile 12. haftaları arasında
embriyoda dış cinsiyetin gelişmesi gözlenir. Bu sırada
embriyodaki genital duvarlar birleşip yapışarak erkeklerde testis
torbasını oluştururken, dişilerde bu duvarlar ayrılarak küçük
(labia minora) ve büyük (labia majora) dış dudakları
oluştururlar. Ayrılma sonucunda ortada kalan zarımsı doku Hymen
adı verilen yapıları oluşturur.
Hymen’in
vücudumuzda yer alma sebebi, bebeklik döneminden tuvalet eğitimine
kadar kadında vajinayı dışkıdan korumaktır. Tuvalet eğitimi
olduktan sonra bu zar işlevini yitirir. Her 1000 kadından 1'i hymen
olmadan doğmaktadır. Yapılan araştırmalara göre kadınların
yarıya yakınında ilk cinsel ilişki sırasında kanama olmaz.
Hymen de bütün vücut gibi esneyebilir, ilk cinsel birleşmeyi
yaşayacak kadın ne kadar gerilirse Hymen de o kadar gerilir ve
penisin içeriye girmesi zorlaşır, bu durumda acı, ağrı ve
kanama meydana gelir.
Hymen'e
sadece insanlarda rastlanmaz. Dr. Morris'in yaptığı çalışmalar
listeyi daha da genişletmektedir. Buna göre; atlarda, balinalarda,
köstebeklerde, köstebek farelerinde, sırtlanlarda ve daha birçok
memelide Hymen bulunmaktadır. Ancak bu hayvanların neredeyse
hiçbirinde zar yetişinkinliğe kadar kalmamakta, zaman içerisinde
yok olmaktadır.
İnsanda
bu zarın cinsel ilişki ile yırtılabildiğinin farkına varan
erkek egemen sistem, bunu bir namus meselesi haline getirmiştir.
İlişkiden sonra “kız”dan “kadın” olunduğunu ancak erk
zihniyet söyler, ve nedense bu sırada erkekte ikinci bir cinsiyet
yaratmaz. Erkek, “tecrübe” adı altında genelevlere
götürülürken, bir kadın evlendiğinde kaynananın kapıda kanlı
çarşaf beklemesi normalleştirilir.
Sonuç
olarak Hymen, biyolojik olarak kadının tuvalet eğitimini aldıktan
sonra hiçbir anlam ifade etmez. Bizler kadını bir zara göre
isimlendiren erkek egemen sisteme karşı olarak inatla “KIZ DEĞİL
KADIN!” diyoruz ve diyeceğiz...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder