Kapitalist
erkek egemen sistemin katlettiği bir kadın daha; Jesca Nankabirwa. Jesca bir
tesadüf değildir; göçmen kadınlara uygulanan sistematik taciz, tecavüz ve
şiddetin son halidir! Bu ilk değil, biliyoruz. Ama öfkemiz giderek katlanıyor.
Bizler yasta değil, isyandayız! Bu öfkeyle erkek dünyanızı başınıza yıkacağız!
39 yaşındaki Jesca yaklaşık bir yıl önce
Türkiye'ye çalışmaya gelmişti. Sultangazi'de aylık 900 liraya bir tekstilde
çalışıyor, Uganda'daki iki çocuğuna para gönderiyordu. Jesca, arkadaşlarının
verdiği bilgiye göre 6 Eylül akşamı bir adam tarafından aranmıştı ve o günden
sonra Jesca'dan haber alınamadı. Arkadaşları 4 gün boyunca 18 karakol gezerek
Jesca'yı aradılar ve en son Yenibosna Hastanesi'nin morgunda buldular.
Arkadaşlarının iddialarına göre Jesca, birden fazla kişinin tecavüzüne uğrayıp Edirnekapı'daki
bir evin camından dışarı atılmıştı. Söylenenlere göre başında ve kolunda
ezikler bulunuyordu.
Cinayetin işlendiği evin sahibi E.D.
komşularının ihbarı üzerine gözaltına alındı; yeterince delil olduğu halde, delil
yetersizliğinden serbest bırakıldı ve dosyaya "şüpheli ölüm" olarak
düştü. Jesca gibi kimliksiz ve belgesiz olan arkadaşları ise sınırdışı
edilecekleri korkusundan polise gidip tanıklık edemediler.
Jesca'nın
cinayetini T.C'nin savcısı ve polisi zaten "kadın" olmasından dolayı
görmezden gelip önemsemezken "kimliksiz ve belgesiz bir göçmen kadın"
olması davayı daha da değersizleştiriyor. Erkek yargı, erkek devlet bir şeyi
unutuyor: Biz kadınlar olarak Jesca'nın hesabını soracağız, yeni Jesca'ların solmasına
izin vermeyeceğiz, göçmen kadınların yanındayız !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder